Dünyaca ünlü High End hoparlör üreticisi "Blumenhofer Acoustics" Can Hi-Fi Showroom'larında sizleri bekliyor..!


Thomas Blumenhofer 30 yıldan fazla süredir High-end hoparlörler geliştirmekte ve üretmektedir. Tekli bileşenlerin, hoparlörlerin, kondensatörlerin, kabinlerde kullanılacak malzemelerin ve hoparlörler için seçimleri, HiFi hoparlörler üretirken edinilmiş 30 yıllık bir tecrübenin ve sezgilerin sonucudur.

HiFi. 1977’den beri. 

Hedefimiz: Konseri evinize getirin.

Ürünlerin geliştime ve üretim aşaması Almanya’nın güneyinde, Münih’ten çok uzakta olmayan doğal bir parkın içinde bulunan tesisimizde gerçekleştirilmektedir.  

Teknolojiler

1976 yılından beri aktif olarak hoparlör üretiyoruz ve o zamandan bu yana her türlü yapım şeklini deneme şansımız ve zamanımız oldu. 4 Yollu Blumenhofer Acoustics hoparlörler bile ürettik zamanında... Fakat en sonunda en iyi çözümün 2 yollu hoparlörler olduğunda karar kıldık. Elbette 2 yollu hoparlörlerin getirdiği dezavantajlar da belliydi ve bunların da çözülmesi gerekiyordu. İlk başta bizim yapım şeklimizin ihtiyaçlarını karşılayacak halihazırda var olan basit sürücüler aradık. Piyasada var olanların hepsini taramamız çok kısa sürmüştü ama biz tatmin olmamıştık. Biz de kendi sürücülerimizi geliştirmeye başladık ve bu bizim için oldukça fazla zamana ve paraya mal oldu. Bu geliştirme aşaması bizi tek bir yöne sevk etti, o da bileşenlerin menzilini müzikaliteden hiçbir ödün vermeden uzatabilmekti. Bu da beraberinde çeşitli sonuçlar getirdi: 

Orta yüksek menzil için:

- basınçlama sürücülerinin geliştirilmesi, - var olan basınçlama sürücüleri için başka bileşenlerin geliştirilmesi,

- seçtiğimiz sürücülere özel, yeni ön konilerin geliştirilmesi,

Bileşenlere eklediğimiz her bir parça için çok hassas, dikkatli bir optimizasyon yapıldı ve bu da yeni Blumenhofer basınçlama sürücüsü ve onun için geliştirilmiş ön koni arasında bir bi-univocal bağımlılık olduğu anlamına geliyor.

Yani basınçlama sürücüsü yalnızca o koni ile kusursuz şekilde çalışıyor ve tam tersi... 

 

Bas için Ulm’daki ATE firmasıyla ve Gundelsheim’dan Ehman and Partner firmasıyla işbirliğine girdik. ATE ile işbirliğimizin sonucunda ortaya iki adet membran yapı çıktı. Sürücülerimiz için P2F® ve P2C® membranlar. Bu membranların ve bas sürücü ünitelerinin geliştirilmesi bir arada gerçekleşti. Yani membranlar Ehman and Partner’ın özel sürücülerine göre yapıldılar.  

 

Empedans Doğrusallaştırma

Big Fun 20’nin empedans eğrisi, empedans doğrusallaştırma modülünü açıklayacak iyi bir örnektir:

- Yeşil: Doğrusallaştırma olmaksızın empedans,  - Turuncu: Crossover empedans doğrusallaştırması olarak ama düşük frekans empedans doğrusallaştırması olmaksızın empedans, - Mavi: Düşüğe (low) konumlandırılmış düşük frekans empedans doğrusallaştırması - Mor: Ortaya (mid) konumlandırılmış düşük frekans empedans doğrusallaştırması

- Sarı: Yükseğe (high) konumlandırılmış düşük frekans empedans doğrusallaştırması

 

 Bizim görüşümüze göre ortalama tüplü amplilerden en iyi sesin elde edilebilmesi için bu amplilerin düz bir empedans yüküne ihtiyaçları oluyor. Düz empedans tüm frekans spekturumu boyunca daha homojen bir sesi mümkün kılar: Big Fun, Genuin ve Gioia serilerindeki hoparlörlerin hepsi, crossover frekansı için hariç tutulabilen bir empedans doğrusallaştırmasına sahiptir. 

Bizim deneyimlerimize göre, crossover empedans doğrusallaştırması tüm tüplü ampliler için faydalıdır (bazıları bunu kapalı konumda tutmayı tercih ediyor ki bu tamamen zevk meselesi ve sistemin genelinin nasıl olduğuyla ilgili bir konu) Bas empedans doğrusallaştırması, alçak frekanslarda daha iyi bir çözünürlük ve daha iyi kontrol sağlıyor.

Aslında her bir iyileştirme yalnızca getirdiği dezavantajların, giderdiği sorunlardan daha az olması kaydıyla faydalı sayılabilir. Empedans doğrusallaştırma ile ilgili kuram 

Biz hoparlörlerimizi geliştirirken aynı zamanda genel empedansta en yüksek doğrusallığı elde etmeyi de aklımızdan çıkartmıyoruz. Fakat bütün hoparlörlerin frekansa bağlı olarak empedansı tanımlayan kompleks bir eğrisi vardır (yukarıda kabataslak yapılmış çizimde görebilirsiniz). IEC standartlarına göre bir hoparlörün 8 Ohm empedansı olduğunu söylemek, bu hoparlörün empedansının 6,4 ohm’un altına inmediği anlamına gelmektedir. Yani bu, empedansın ulaşabileceği olası en yüksek değer hakkında bir şey ifade etmez.     

“Nominal empedans” teriminin kullanımıyla ilgili bir uzlaşım söz konusudur ve eğer bant genişliğinin çoğunluğu üzerinde (daha belirgin ifade etmek gerekirse müzikal spektral gücün çoğunluğunun meydana geldiği menzili kapsayan kısımda) empedans 8 ohm ise ancak o zaman buna nominal empedans denebilir. Tek bir sayı, frekansa göre çeşitlilik gösteren empedans hakkında söylenebilecek her şeyi ifade edemez. Ayrıca “nominal empedans”ın IEC’de tanımlanmadığını da unutmayın. Doğrusu, elektronik endüstrisi Trade Discription Act (tüketicilerin reklamlarda ve ürün detayları verilirken yanlış yönlendirilmesiyle ilgili yasa) yürürlüğe girdikten sonra, bir ürünle ilgili özellikler belirtilirken  artık “nominal” kelimesinin kullanılmaması gerektiği yönünde bir kuralla kısıtlandı.  İşte bu yüzden IEC’deki “tanımlı değer” kavramı çok faydalıdır. Bu kavramın çok detaylı bir tanımı ve izahı IEC60268-2’de yer almaktadır. IEC standardı (IEC60268-3) tanımlı değerin üstündeki her “artışa” izin verir ama “düşüşü” kısıtlar. Standart, empedansın doğru akım da dahil olmak üzere herhangi bir frekansta nominal değerin %80’inin altına düşmesine izin vermez.     

8 Ohm’luk bir nominal direnç olduğunu söylemek empedansın tüm frekans spektrumu üzerinde düz 8 Ohm olduğu anlamına gelmez. Crossover frekansındaki tek kritik menzil,  normalde uç noktanın olduğu yerdir (çizimdeki mavi eğri). Bu sebeple biz hoparlörlerimizde cross over frekansı için açılıp kapatılabilir bir empedans doğrusallaştırması geliştirdik ve uyguladık. Bu, kritik menzilde empedans eğrisini düzleştirmektedir (çizimdeki yeşil eğri). 

Armonik Yapı

Kavisler ve duvarlar tamamen armonik yapı konseptinin parçasıdır. Bu şekilde paralel olmayan duvarlarla bas kabinin içinde doğabilecek durağan dalgaları yok edebildiğimizi düşünüyoruz. Duvarları kestikten sonra, her birini belirli bir frekans titreşimi ve yayılımında tonluyoruz. Bu da bize, bas kabininin davranışlarını tonlama veya kontrol etme imkanı sağlıyor. Tamamen baskılanmış ve sönümlenmiş bir kabin elde etmektense, bu ilave enerji, titizlikle seçilmiş frekansların geniş spekturumu boyunca “armonik” olarak yayılıyor.     

 

 Back loaded Bass Horn

Zemin Etkisi

Bas düzeyinin yere doğru bakması hoparlörün yere göre yüksekliğinin değiştirilerek tonlanmasını sağlar. Bu etki hem bas konileri hem de yere doğru açık olan bas refleksi için geçerlidir. Bu hareketi daha iyi anlamak için yukarıdaki resme bakabilirsiniz. Bu resim sadece bir niteliksel cevap eğrisidir ve bir etkinin kabaca tanımından daha başka bir şey değildir. 

Bu resimde bu hareketi daha iyi fark edebilirsiniz:

“Yüksek” eğri (higher) standart zemin mesafesi konumundaki hoparlörün kabataslak frekans cevabını belirtir.    “Aşağı” eğri (lower) hoparlörün alçaltılmasının frekans cevabını nasıl değiştirdiğini belirtir.

Normalde bir hoparlörün duvarın yakınına konumlandırılması ('Wall effect on higher' yazan kısa çizgili hat) bas frekanslarında artış yaratarak düzgün müzik dinlemede bazen sorun yaratır. Hoparlörün azıcık alçaltılmasıyla bu tonlanabilir ('Wall effect on lower', çizgili hat).  

 

Bazı durumlarda, bu özelliğin getirdiği avantaj, odanızın bas yayılımında bazı kötü modlara sahip olmasına bağlıdır  ve bu da hoparlörün bu özelliğinin kullanılmasıyla kısmen çözülebilir. 

DİĞER HABERLER

Daha fazlasını gör

INSTAGRAM

#CANHIFI